Sitemizin hiçbir kişi, kurum yada kuruluş ile bağlantısı bulunmamaktadır. Bağımsız olarak sosyal etkileşim kurabileceğiniz yurtdışı kültür etkinliklerini tartıştığımız forum sitesidir.

5. sınıf fen bilimleri konuları nelerdir ?

Ceren

New member
Fen Bilimleri: 5. Sınıf Konuları – Bir Kez Daha “Biyoloji Çıldırttı!”

Merhaba forumdaşlar! Bugün size 5. sınıf fen bilimleri konularından bahsedeceğim, ama tabii ki o klasik, her zamanki şekilde değil! Fen bilimlerine dair sıkıcı ders notları yerine, konuyu biraz mizahi bir bakış açısıyla ele alacağım. Hem bu yazı size bir gülümseme, hem de bir öğrenme keyfi katsın diye. Hem erkekler çözüm odaklı düşünür ya, kadınlar ise daha çok ilişkisel, yani kimseyi kırmayan yaklaşır; bunu birleştirip, fena olmayan bir karma ortaya çıkaralım, ne dersiniz?

1. Vücudum, Canım, Benim: İnsan ve Hayvanlar Alemi

Öncelikle şunu kabul edelim: Herkes insan vücudu dersinde bir şeye odaklanıyor! Erkekler sinir sistemini, kasları falan çok seviyor, çünkü “ağır işçi gibi çalışıyoruz ya, vücut da nasıl çalışıyor, diye merak ediyoruz.” Kadınlar ise biraz daha insanın duygusal tarafına yöneliyor: “Kahretsin! Bütün o sindirim sistemi o kadar güzel anlatılmış ki, ben de şunun içinde ‘kimyasal’ bir dengeyi bulmak istiyorum” diyebiliyorlar. 5. sınıfın ilk konularından biri olan vücut sistemi, hepimize kendimizi farklı hissettiriyor. İnsanın iç organları… Aman Tanrım, mesela kalp! Orada bir kalp var ki, okuldaki herkesin içindeki birini kıskanarak, devamlı çalışıyor.

2. Elektrik ve Manyetik Alanlar: Bir Nevi Geleceği Keşfetmek Gibi!

Elektrik konusunu ilk öğrendiğinizde ne hissettiniz? “Bu kadar basit mi? Elektrik mi? Ben zaten ışıkları açıp kapamayı biliyorum!” derken, bir bakmışsınız ki, manyetik alan, elektrik akımı, ampüller, mıknatıslar derken tam bir “bilim insanı” gibi hissediyorsunuz. Erkekler genellikle elektrik ve manyetik alana başlar başlamaz elektrik çarpması hissiyle “Vay canına! Bu işin sırrı bende” diye düşünürken, kadınlar hemen “Hadi bakalım, elektrikli cihazların çalışması bana ne anlatıyor?” diye düşünüyorlar. Öyle ya da böyle, bilim dünyasının ne kadar zengin olduğunu öğrenmek hepimizi mutlu ediyor. Gerçekten de elektrik, bir yaşam biçimi gibi! Ama tabii, sigara çakmağının içine bakmak ve "Bunun içinde nasıl bir manyetik alan olabilir?" diye düşünmek, bir de üstüne diğerlerinin bakışlarını yakalamak tam bir bilim insanı hareketi!

3. Bitkiler ve Hayvanlar: Hepimiz Doğadan Geliyoruz, Ama...

Bu konuyu biraz daha derinlemesine düşündüğümüzde, erkekler genellikle bitkileri gözden geçirdiklerinde, “Bu bitkiler ne kadar büyük ve sağlam” diyebiliyorlar. Kadınlar ise bu bitkilerin hayatta kalma mücadelesini daha çok beğeniyorlar, bu yüzden her çiçeğin arkasında bir duygusal bağ aramaya başlıyorlar. Sadece çiçekler mi? Elbette hayvanlar da. Erkekler hayvanların dünyasını anlamaya çalışırken, “Dünya ne kadar adaletli!” diyor, ama kadınlar “Ya hayvanların hissettiğini anlayabilsem!” diye düşünüyor. Bir bakış açısıyla bakınca, birinin öküzü çok güçlü ve azimli bulması, diğerinin ise kedinin masumiyetine vurulması çok eğlenceli bir hal alıyor. İşin özü: Bitkiler ve hayvanlar sadece yaşamın canlı örnekleri değil, aynı zamanda bizim hayal gücümüzü de aydınlatan öğeler!

4. Doğa Olayları: Deprem, Fırtına, Gök Gürültüsü, Bir Hüzünlü Şarkı Gibi

Hepimiz biliyoruz ki doğa, sadece manzaralı fotoğraf çekimleri değil, aynı zamanda büyük bir öğretmen. Depremler, fırtınalar, yıldırımlar... Erkekler genellikle bu olaylara fiziksel bir bakış açısıyla yaklaşırken, “Bu doğa olayları ne kadar güçlüyse, biz de o kadar güçlü olmalıyız!” derken, kadınlar “Aman Tanrım, doğa bize ne anlatıyor?” diye duraksıyorlar. Her bir doğa olayı, bize daha fazla düşünmeyi, gözlem yapmayı ve sonrasında çözüm üretmeyi öğretiyor. Deprem sırasında hangi fay hattının nereye kaydığını araştırmak mı, yoksa gökyüzüne bakıp “O yıldırım bana bir mesaj mı gönderiyor?” diye düşünmek mi, işte tüm mesele bu!

5. Maddenin Halleri: Katı, Sıvı, Gaz… Ve Kafamız Karıştıkça Karışıyor!

Maddenin halleri konusunu herkes zor bir bulmaca gibi çözmeye çalışıyor. Katı, sıvı, gaz... Bu maddeler bir araya gelip, bazen bir bilim insanını çok güldürüyor, bazen de hepimizi terletiyor! Erkekler genellikle bu konuyu çözüm odaklı bir şekilde ele alıyorlar ve "Katı hale dönüştürebileceğimiz bir şey var mı?" diye soruyorlar. Kadınlar ise maddenin halleri hakkında genellikle "Bu sıvılar neden bazen buluşur, bazen ayrılır?" diye düşünüyorlar. Bir de bu kadar maddenin ne kadar şaşırtıcı olduğunu fark ettiğimizde, yaşamın ne kadar heyecan verici olduğunu anlıyoruz. Yani, her bir deney, her bir sıcaklık değişimi, birer keşif fırsatı!

Fen Bilimleri: Herkes Bir Yıldızdır, Yeter Ki Doğru Bakmayı Bilelim!

Bütün bu bilimsel konuları öğrenmek, aslında her birimizin içindeki bir yıldızı keşfetmek gibi. Kimimiz daha stratejik, kimimiz daha duygusal bir yaklaşımla dersleri öğreniyor. Erkeklerin çözüm odaklı düşünme biçimiyle, kadınların empatik ve ilişki odaklı bakış açıları birleşince ortaya bazen çok garip, bazen de komik sonuçlar çıkabiliyor. Ama işin sonunda hepimizin öğrendiği şey şu: Bilim, yalnızca bir konu değil, hepimizin hayatını anlamlandırma biçimi. Hepimiz, bilimin karmaşasında kaybolmuş yıldızlar gibiyiz, ama ne kadar eğlenceli bir yolculuk değil mi?

O zaman, siz nasıl öğreniyorsunuz? “Erkekler gibi” bir çözüm odaklı mısınız, yoksa “Kadınlar gibi” daha çok hislere dayalı mı yaklaşıyorsunuz fen bilimlerine? Yorumlarınızı bekliyorum!
 
Üst